15 Şubat 2009 Pazar

Offf offf çıra gibi yanıyorum offf offf.......

Şu aralar yine depresyondayız zaten hiç çıkamadıkta neyse....

O kadar sinirli ve inatçı ki bişey isterken bile bağırarak istiyor hani sanki yapmayacağız gibi. Evden çıkınca arabaya binmeyelim yürüycem diye tutturuyor, arabada camları açıyo kapatıyo sürekli, hep kendi istediği olsun istiyor yanlış olduğunu bile bile.

Mesela dün akşam markete gittik yine tutturdu araba alıcam diye hadi neyse zıtlaşacak halim yoktu tamam alalım dedik , ama baktım kırık oğlum bu kırık yapma etme başka alalım " Hayır bunu alalım kırık olsun önemli değil" . Ya Allah aşkına neden bir oyuncak kırık olduğunu bile bile alınır ya. Neyse öyle böyle vazgeçirdik ama kasiyer bu arada biz farkedene kadar işlmi bitirmişti. Ben bunu almıyoruz kırık deyince " oflaya poflaya şimdi iade faturası kesmem gerekiyor biraz bekleticemmm " demezmi.
Tepemin tası attı daha yemek yememişim yorgunum, uykusuzum,tahammülsüzüm v.s. Neyse eşiminde ısrarıyla hemen kesiverdide kurtulduk (10 dk. bekledik tabi)

Fatura kesme işlemi devam ederken ben bir taraftan Mert e " Oğlum bir daha marketlerden araba isteme oyuncakçıdan alırız hem daha güzelini alırız" diyorum .

Aldığım cevap " Anne bi daha istiycem sen ozaman beni döv yerden yere çarp ama yine alıcam" tövbe tövbe...

Daha poposuna bile vurmadım sinirlenince dövmeyi nerden çıkartıyor anlıyamıyorum. Anlayacağınız zorrrr bir dönem bu çokkk zor .

Bütün gün çalış , eve gel yemek yap, sofra hazırla bir taraftanda oğluşun sendromu. Bu birkaç gündür acayip sinirli ve huzursuzum. Aslında ona kızmayıp sabırla yaklaşmaya çalışıyorum ama bu beni çok yıpratıyor boğuluyorum bazen.

Saçlarını yaklaşık 4-5 aydan beri kestiremiyoruz, çılgına dönüyor berbere girince. Eve getirdik o da olmadı, artık oyuna falan dalmışkn bi ordan bi burdan kesiyoruz. Beslemelere döndü yavrucak ( Fotolarda bellidir saçcağızları)

Banyo yapmıyor artık zorla yaptırıyoruz malesef ( 2 hafta yıkanmadığı oldu bu arada) . Yıkarken bas bas bağırıyor " İmidat kurtarın beni" diye. Bir gün komşular polis eşliğinde evi basacaklar ama ne zaman bakalım.

İştah hala aynı ; isteksiz .

Ama yinede anne işte ya , bütün o eziyetlere ( bu arada su içmek için 10 bardak değiştirdiğimiz olur . O olmaz , bu olmaz diye) karşı bile o uykuya dalınca acaba bağırdım mı, acaba onu kırdım mı diye düşünüyor insan.

Büyük konuşmamak lazımmış, başına gelmeden atıp tutmamak lazımmış. Çevremdeki huysuz çocuklar için annelerine ; Ammmaaannn gitm üstün yaa yemezse yemesin ölmez ya derdim. Ama insan yavrusu olacağını öğrendiği gün ANNE oluyormuş ozaman başlıyormuş sadece yavrusu için yaşamaya.


VE ÖĞRENDİM Kİ; KİTAPLAR İNSANI ANNE YAPMIYOR, İNSAN KUCAĞINA O MİS KOKULU EMANETİ ALDIĞINDA ANNE OLUYOR.


Allah hepimizin yavrucuklarını bizlere bağışlasın acılarını,dertlerini, hastalıklarını göstermesin inşallah.

Biliyorum bu günler geçecek bebeğim

ve ben belkide 2-3 yıl sonra senin bu zamanlarını bile özleyeceğim.

Şimdi yatağında uyuyorsun melekler sana arkadaş, annen de sütünü hazırlayıp seni sabah olmadan bir kez daha koklamak için yanına geliyor şimdi.

Canım oğlum benim , sen hayatımın anlamısın senden önce kimdim neydim hatırlamıyorum bile ben seninle doğdum sanki.

2 yorum:

Yeliz Malik 8 Mart 2009 15:22  

Merhaba

Yazinizi inanilmaz bir keyifle okudum Oglusunuz kac yasinda vs bilmiyorum , simdi inceliycem :)
Benim oglum 8 aylik oldu , yazinizi okurken eyvahhh dedim kimbilir neler yapicak benim cingoz ,bunlar en rahat zamanlarim demek ki :)
Banada beklerim
Oglunuza opucuklerr

yeliz

MERT 9 Mart 2009 02:08  

3 yaşımıza girdik artık ama inanılmaz zor günler yaşıyoruz. Her çocuk bir olmuyor aslında belki seninki daha uysal atlatır bu dönemi.

links

About This Blog

links

About This Blog

Blogger templates made by AllBlogTools.com

Back to TOP