17 Ekim 2008 Cuma
15 Ekim 2008 Çarşamba
E sonunda yaklaşıyoruz.
Anne&Oğul
Bayramda Babanne ve dedemize gittik Balıkesir'e, babamızın amcalarına bayram ziyareti sebeiyle bir çıktık sabah evden akşama zor girebildik.Bayram ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra ver elini Atatürk parkı. Bu park yeni yapıldı eskisi tamamen yıkılarakve süper olmuş biz bayıldık bu kadar gezmemiştik içini daha önce.
Botanik göldeki balıkları inceliyoruz.Gönderen Mert'im zaman: 07:20 0 yorum
Etiketler: Bayram sevinci
Biraz yaza dönicez şimdi...
Gönderen Mert'im zaman: 01:18 0 yorum
Etiketler: gezintiler
Park sefası
7 Ekim 2008 Salı
Haziran ayı seçmeleri
Minicik bir boş zamanın olmayan bir annenin taaaa 4 ay önce yayınlaması gereken fotolar
Oğlumun ilk profesyonel fotoğraf çalışması :)
Şu parmakların yere bastığındaki yamukluğuna hastayım ben yaaa.
Aynı akşam bulaşıklarını yıkadıktan sonra şöööle sulu sulu bir karpuzu haketmiş canavar adam.
Bu da oğlumun ilk İzmir seyahatinden görüntüler. Hayvanat bahçesine bayıldı. İlk kez gerçek boyutunda bir fil görüp çok şaşırdı. Gönderen Mert'im zaman: 14:16 0 yorum
Etiketler: ev hali, gezintiler
Bir Ramazan Daha bitti... Nicelerini Sevdiklerimizle Görmek Dileğiyle
Gönderen Mert'im zaman: 04:44 0 yorum
Etiketler: Bayram sevinci
3 Eylül 2008 Çarşamba
2 yaş sendromu mu bu?
Bu aralar çok zor günler geçiriyoruz , hem ben hem sevgili annem. Çalıştığım için oğluma o bakıyor gün içinde o akşamları ben çıldırıyorum. Galiba 2 yaş sendromundayız yaklaşık 6-7 aydan beri, ama bu 10-15 günden beri had safhada artık ne yapmam gerekiyor ona bile karar veremiyorum :( Her şeyin tersini yapmaya bayılıyor. Mesela geçen hafta birlikte yürüyüşe çıktık yolun ortasından yürümek istiyor, elimi tutmayı reddediyor ne yaptıysam kararını değiştiremedim. En sonunda oğlum yoldan arabalar gider biz insanlar kaldırımları kullanırız dediğimde ise verdiği cevap akıllara zarar ; ANNE O ZAMAN BEN İNSAN DEĞİLİM ARABAYIM eee pes dedim artık yani pes bu çocuk daha 2,5 yaşında.
Sürekli bağırıp ağlayan bir çocukla karşı karşıyayız şimdi. Ne kadar bir süreç acaba bu inşallah kısa sürer. Sürekli herşeyi elde eden bir çocuk yetiştirmek istemiyorum ama şu içinde bulunduğumuz depresif durumda malesef yapmak zorunda kalıyorum bazen. Ne yapacağımı şaşırdım. Ramazan ve oruçla daha bir zor geliyor sanki.
Bazen onunla başa çıkamadığımı hissediyorum acaba benim oğlum hiperaktif mi :( Ya bir çocuk hiç oyuncakla oynamazmı ya oynamıyor yokk oynamıyor ne aldıysak hemen kırıp atıyor sonra tamir yapmaya çalışıyor. Geçtiğimiz hafta sonuda mutfağa geldi koşa koşa "anne bu futbolcular çok yamaraz (yaramaz) "dedi, niye oğlum dedim " ya baksana sürekli koşup koşup düşüyolar bari bende futbolcu olayım çünkü bende yamarazım" dedi.
Ben hiç bebek büyütmedim aslında oğlum her zaman akranlarından çok öndeydi bazen imrenirim bebek arabalarında uyuyan bebekleri çocukları görünce. Ben malesef oğlumu bebek arabasına koyup markete,pazara v.s. gidemedim. Sanki hep kocaman adamdı o sürekli sorular soran, sürekli bişeyler konuşan kocaman bi adam:)p
7-8 aylıkken bile kucağımda gider ve sürekli herşeyi gösterip bu bu diye işaret ederdi. Bende sanki karşımda 6-7 yaşında bir çocuk var gibi ayrıntısıyla anlatır bazende yanımdan geçenler acaba benim hakkımda ne düşünüyorlardır derdim. Düşünsenize kendi kendine sürekli konuşan bir kadın görüntüsü var karşılarında, bilmezler kucağımdaki 8 aylık veletin sorup sonrada gözlerini kocaman açıp dinlediğini.
Canım oğlum benim aman sen hiç hastalanma, acılarını dertlerini görmeyelim yeter. Ben ne kadar yorulsamda seninle herşeye razıyım.













