25 Şubat 2009 Çarşamba

Bizden yeni haberler var...








Dün benim canavar tutturmuş lokum diye, evin babası anneden önce işten çıktığından o gelince eve anneanne gidiyor. Beni aradılar lokum al lüütfennn diye iş çıkışı aldım çeşit çeşit.






Aslında sevmem ben lokum gibi tatlı şeyleri ama şu kuş lokumu denilen minişler yokmu bayılıyorum onlara. Yemeyeli yıllar olmuştu galiba görünce hatırladım çocukluğumu ve hemen aldım.



Ama yinede oğlana yaranamadık tabi :) Bu aralar tamamen negatif bir çocuk oldu çıktı. Sürekli yapma dediğimiz şeyleri yapıyor evdeki eşyalarla oynuyor erken ergenlik falanmı ki bu anlayamıyoruz.




En sevdiği kahramanın orjinal oyuncağını aldım bir sürü para ödeyerek ve sordum


" BEĞENDİNMİ OĞLUM OYUNCAĞINI" yanıt " HAYIR ÇOT ÇİTİİNNN (çirkin)" beğensede çiiittiin diye burun kıvırıyor ama yinede hiç elinden bırakmıyor oyuncağını. Zamane çocukları çok depresif bizde böylemiydik acaba?

.

.

.

.

BU ARADA CUMARTESİ 3. DOĞUMGÜNÜMÜZ VAR!




Şöyle şeker hamurlu bir pasta yapmak istiyorum, ama bu kez kendi ellerimle daha önce böyle bişey yapan varmı yardım please!

15 Şubat 2009 Pazar

Offf offf çıra gibi yanıyorum offf offf.......

Şu aralar yine depresyondayız zaten hiç çıkamadıkta neyse....

O kadar sinirli ve inatçı ki bişey isterken bile bağırarak istiyor hani sanki yapmayacağız gibi. Evden çıkınca arabaya binmeyelim yürüycem diye tutturuyor, arabada camları açıyo kapatıyo sürekli, hep kendi istediği olsun istiyor yanlış olduğunu bile bile.

Mesela dün akşam markete gittik yine tutturdu araba alıcam diye hadi neyse zıtlaşacak halim yoktu tamam alalım dedik , ama baktım kırık oğlum bu kırık yapma etme başka alalım " Hayır bunu alalım kırık olsun önemli değil" . Ya Allah aşkına neden bir oyuncak kırık olduğunu bile bile alınır ya. Neyse öyle böyle vazgeçirdik ama kasiyer bu arada biz farkedene kadar işlmi bitirmişti. Ben bunu almıyoruz kırık deyince " oflaya poflaya şimdi iade faturası kesmem gerekiyor biraz bekleticemmm " demezmi.
Tepemin tası attı daha yemek yememişim yorgunum, uykusuzum,tahammülsüzüm v.s. Neyse eşiminde ısrarıyla hemen kesiverdide kurtulduk (10 dk. bekledik tabi)

Fatura kesme işlemi devam ederken ben bir taraftan Mert e " Oğlum bir daha marketlerden araba isteme oyuncakçıdan alırız hem daha güzelini alırız" diyorum .

Aldığım cevap " Anne bi daha istiycem sen ozaman beni döv yerden yere çarp ama yine alıcam" tövbe tövbe...

Daha poposuna bile vurmadım sinirlenince dövmeyi nerden çıkartıyor anlıyamıyorum. Anlayacağınız zorrrr bir dönem bu çokkk zor .

Bütün gün çalış , eve gel yemek yap, sofra hazırla bir taraftanda oğluşun sendromu. Bu birkaç gündür acayip sinirli ve huzursuzum. Aslında ona kızmayıp sabırla yaklaşmaya çalışıyorum ama bu beni çok yıpratıyor boğuluyorum bazen.

Saçlarını yaklaşık 4-5 aydan beri kestiremiyoruz, çılgına dönüyor berbere girince. Eve getirdik o da olmadı, artık oyuna falan dalmışkn bi ordan bi burdan kesiyoruz. Beslemelere döndü yavrucak ( Fotolarda bellidir saçcağızları)

Banyo yapmıyor artık zorla yaptırıyoruz malesef ( 2 hafta yıkanmadığı oldu bu arada) . Yıkarken bas bas bağırıyor " İmidat kurtarın beni" diye. Bir gün komşular polis eşliğinde evi basacaklar ama ne zaman bakalım.

İştah hala aynı ; isteksiz .

Ama yinede anne işte ya , bütün o eziyetlere ( bu arada su içmek için 10 bardak değiştirdiğimiz olur . O olmaz , bu olmaz diye) karşı bile o uykuya dalınca acaba bağırdım mı, acaba onu kırdım mı diye düşünüyor insan.

Büyük konuşmamak lazımmış, başına gelmeden atıp tutmamak lazımmış. Çevremdeki huysuz çocuklar için annelerine ; Ammmaaannn gitm üstün yaa yemezse yemesin ölmez ya derdim. Ama insan yavrusu olacağını öğrendiği gün ANNE oluyormuş ozaman başlıyormuş sadece yavrusu için yaşamaya.


VE ÖĞRENDİM Kİ; KİTAPLAR İNSANI ANNE YAPMIYOR, İNSAN KUCAĞINA O MİS KOKULU EMANETİ ALDIĞINDA ANNE OLUYOR.


Allah hepimizin yavrucuklarını bizlere bağışlasın acılarını,dertlerini, hastalıklarını göstermesin inşallah.

Biliyorum bu günler geçecek bebeğim

ve ben belkide 2-3 yıl sonra senin bu zamanlarını bile özleyeceğim.

Şimdi yatağında uyuyorsun melekler sana arkadaş, annen de sütünü hazırlayıp seni sabah olmadan bir kez daha koklamak için yanına geliyor şimdi.

Canım oğlum benim , sen hayatımın anlamısın senden önce kimdim neydim hatırlamıyorum bile ben seninle doğdum sanki.

Blog ödüllerim en sonunda geliyooooo

Birçok sevdiğim blog var aslında, hergün acaba yeni bişeyler varmı diye baktığım. İşlerimden dolayı öyle çok blog blog gezemiyorum. İşte en sevdiklerim Cıstak cıstakkk...

1- Bana da ödül gönderen Bekir Mert in annesi Yasemin

*****

2- Gamzeli anne Kezban

*****

3- Anne ve Bebişi Esra

*****

4- Gelin Ayşe Ayşe

*****

5- Zehra

*****

6- İbrahim Eren in annesi Seybe

*****

ve son olarak

*****

7- TiniMini Hanım

******

Aslında 10-15 arası sevdiğim blog var ama ilk aklıma gelenler bunlar.

Herkesi öpüyorum SEVGİLİLER GÜNÜ kutlu olsun ( Her ne kadar beni alakadar etmesede bu gün)

31 Ocak 2009 Cumartesi

Oyun hamurları vs. vs..

"Anne offf ya offf ya uyuyordum tam işşşteeee"

Bizim yatağımıza yatmaya bayılır hatta babasına söylenir her zaman " Babam kendine başka yatak alsın orda yatsın biz senle yatalım olurrrmuuu annnnneeee"

Oyun hamuru alalımda oğlumuz şöyle biraz oynasın güzel güzel şeyler yapsın bizde " Aaaaa oğluşumuz ne güzel yapmışşşş aşşşkııımmm baksaaanaaaa" gibisinden birbirimize ne harika bir yavrumuz olduğunu hatırlatalım istedik.
Ammaaa ne gezer bizim "sıpa"ydırmen çok hiper bişiy öyleee otursun hamurlarla uğraşsın valla ilk dakikada depresyona girer. Ama bunu hamurları aldığımız akşam hatırladık. Önce babasında istek olarak şöyle 3renkli bir dondurma istedi yaptı adamcağız sonrasında bana geçti anne ben yapmam sen yap "koooşan araba yap" (konuşan araba yani)


Ta ta tatam işte bunlar benim şaheserlerim derdim ammma değil, Gözde ablamız var bizim benim kuzenim Kütahya da ünv. de okuyor. Onun elinden çıkma bunlar. Ama fotosunu çektim ilerde oğlum büyüyünce göstercem baaak herrr akşamm sana böle bissürü hamur oyuncaklar yaptım diye.

Sonrada Mert büyük bir zevkle parçaladı




İşte yine tırnak yiyor :((

Ama işte bunu ben yaptım ben yaptım, arka fondada uykudan gözleri açılmayan ama hala uykusunun gelmediğini savunan benim minikim.



Bunlarda oğlumun serbest resim çalışmaları
Bunlar benim dolabımı süslüyor görenler anlam veremiyor ama benim için çok özel .
Çünkü oğlum bunları benim için yaptığını söyledi :)

Bu da canavarmış.

Bulaşık makinasını boşaltmaya bayılan bir oğlum var ( tamamen annesinin tersine)
Anne canı istemediği zaman hemen yardımcısını işe çağırırır. Yardımcı ise büyük bir görev verilmişcesine hepsini boşaltarak annesine tek uzatır dolaba kaldırması için.
Her eve lazım cinsinden yani..



Yanlız benim oğlumun bir özelliği vardır asla poz vermez ( 1 yıldan beri) konuşurken falan yakalr çekerim genelde o yüzden ağzı genelde hep yamuktur. Yamuğum benimmmmmm.


Sürekli kıpırdamasından dolayı titrek çıktı ama olsun bu oğlumun en sevdiği biberonuydu ve zoraki! kullandığı için hiç onunla fotoğrafı yoktu şimdi oldu. Oldu da ne oldu. HİİİÇÇÇÇÇ.


Ilık bir akşam yürüyüşü

Bir sürü resim birikti bloğuma konulmak için beni bekliyor yavaş yavaş eklemeye çalışıyorum bende. Ondan bu foto tarihleriyle yayın tarihleri arasındaki farklılıklar.


İşten geldiğim bir akşam hava çok güzeldi....
Daha üzerimi bile değiştirmeden hadi dedim babacığa, bizi biraz gezdir bakalım, yürüyelim şöyle mis gibi havada. Bunu duyan huysuz kedicik hemen bağırmaya başladı " HADİ HADİ" dur oğlum şimdi değil önce yemek yiyelim "HAYIR ŞİMDİ HEMEN YEMEK YEMİYELİM" ee mecburuz artık yollara döküldük.
Ama illaki merdivenden inilir asansör kullanılmaz , 4 kat aşağıya basamaklardan zıplaya zıplaya ineriz.



Yağmurdan sonra gelen gelen bir ılık hava çok iyi geldi bize. Şarkılar söyleyerek süpermarketin yolunu tuttuk.

Baba ve Oğlu
Birde bizim maaile gece yolda yürürken oynadığımız bir oyun var, gölge basmaca nasıl isim ama bizzat kendimiz koyduk adını. Herkes birbirinin gölgesine basmaya çalışıyor Mert bu oyunu çok seviyor, ama biz anne baba olmuş koca insanlar yolda zıplarken eminim çok komik görünüyoruzdur.


Evimizden....

evimizin her akşam ki hali :)

önce bütün arabalar sıralanır , annesi acaba bazılarını yoketmiş mi diye bakılır, eksikliği hissedilen oyuncak hemen sorulur " ANNE BU YARIŞ ARABASI AMA HANİ DAHA BÜYÜĞÜ VARDI YA O NERDE" diye.

Evet başka bir akşam yine aynı manzaralar...

birde tırnak yiyiyoruz nasıl atlatırız bu durumu bilemiyorum. Kurban bayramından beri hiç tırnaklarını kesmedim desem doğrudur. Lütfen bu konudaki görüşlere ve çözüm önerilerine çok ihtiyacım var :(


Seç beğen al...

Şu tırnaklarla çokkkk sorumuz var çokkk , Allahım sen yardım et.

Sonunda ayakkabılığımızı temizledim bir sürü gereksiz ayakkabıyı ihtiyaç sahiplerine vermek için ayırdım. Ve artık pırıl pırıl bir ayakkabılığa sahibim.
Bunlarda oğlumun artık kullanmadığımız bebeklik ayakkabıları amaaa bunları dağıtmaya içim el vermiyor oyüzden bunları küçücük bir kutuya koydum. Açıp açıp bakıp koklamak için....

Şu ortada görülen kırmızı antenli yaratıkcığın olduğu ayakkabıyı oğlum daha küçücükken almıştım, aldım eve geldim hemen giydirdim baktım birazcık büyük gibi , bir kaç ay sonra giymesi için kaldırdım . Ama daha sonra evi ne kadar deşsemde :) bulamadım yani böyle hiç giyilmeden tek başına kalakaldı.

16 Ocak 2009 Cuma

3' e sayılı zaman kala...



Oğlum'a ;

Metin Rengi Bugün tam 2 YIL ,10 AY, 4 HAFTA,19 GÜNLÜK sün yani 3 yaşında kocaman adam olmaya sayılı haftalarımız kaldı. Geçen yıldan daha olgunsun artık herşeyi anlayabiliyor ve anlatabiliyorsun. Anlatamadığın tek bir kelime ve cümle yok, en ince ayrıntısına kadar paylaşıyorsun ben akşamları eve gelince mesela dün " SENİN YANINA GELCEKTİM AMA ÇOK YORULMUŞTUM , EVDE BİRAZ DİNLENEYİM ZATEN ANNEM AKŞAM GELCEK DEDİM" dedin. Gözlerinin içine bakınca o kadar heyecanlı ve coşkulu anlatıyorsun ki ; ömrün boyunca hep seni dinleyebilirim.


Bu senenin sonlarına doğru yani yaklaşık 2-3 aydan beri oyuncaklarınla oynayabiliyorsun. Hiç sıkılmadan onları sıralayıp bizden satın almamızı istiyorsun. Ne kadar dediğimizde hep aynı rakam "2.5" . " E be oğlum uçakla motorsiklet aynı fiyatmı olur " deyince " Anne o uçak bosuk zaten" diyorsun.


Bütün oyuncakların odanın tam ortasına sıralanıyor koridora kadar upuzun bir konvoy oluşuyor ve bunları bozmak yasak sadece satın alabiliriz. Sürekli konuşuyorsun " ANNE NERDEN GEÇMİŞTİN BOZMADAN GEÇTİN DİMİ, BÖÖÖLEE ÜSTÜNDE HOPLASAYDIN KEŞKE, YOKSA ÖYLE Mİ YAPTIN, AFERİN ANNEME BE BOZMAMIŞ OĞLUNUN OYUNCAKLARINI" .

Hele ben işten gelince "SARIL MİNİK OĞLUNA, SIMSIKI SARIL ANNEM BENİM" diye sokulmana bayılıyorum. Üzerime çıkmanı, saçlarımı yolmanı bile şeviyom senin ben pamuk prensim.


Artık benim bacağıma yapışmıyorsun , babanlada zaman geçirebiliyorsun yani artık tamamen alıştın akşamları gelince tekrar işe gitme diye bişey olmayacağına. Bende artık sen biraz babanla top oynarken bulaşıklarımızı toplayabiliyorum.

Ve doğduğundan itibaren hep BEŞİKTAŞ lı kıyafetler , ayakkabılar , önlükler v.s. kullanmana rağmen GALATASARAY lı oldun. Ama yine de babanı kırmamak için " BEŞİKTAŞIDA SEVERİMDEEEE AMA CİMBOMLUYU İŞTE" diyorsun ( Anne FB, Baba BJK, Ve afacan Mert GS yani şu anda tam bir kültür mozağiyi mevcut evimiz de :p)

Ama değişmeyen tarafların da var :

UYKU: Hep aynı hatta kötüye giden uykuya dalma süreci. Artık kesintisiz uyuyorsun geceleri hiç kalkmadan , 2,5 -3 gibi ben seni WC ye götürmek için kaldırıyorum ve sonrasında yatağına koyunca yine uyuyorsun. Ama uyuma sürecin hala çok sancılı GEÇ,KANDIRMACAYLA ve çoğu zamanda şarteli indirip aaaa kesilmiş elektrikler ah,vah,tüh diyerek.


YEMEK: Hala acıkmayan bir bünyen var, sevinsem mi üzülsemmi bilemediğim bir durum var birde o da abur cubur bile yememen. Çikolata, büsküvi, Danone, v.s. gibi ıvır zıvırlar. Hani yememen çok güzel belki ama bazen keşke yeseydi beee dediğim zamanda olmuyor değil hani.


Çikolatayı arada sırada yiyorsun ama hepsini değil yanlızca kaliteli olanlarını ( kime benzedin acep :p )


İNATÇILIK: Hala inatçısın çok inatçısın çokkkkk ama çok tatlısında ikisi birbirini dengeliyo işte.


BİZ YİNE SENİN VARLIĞINDAN HABERDAR OLDUĞUMUZ GÜNDEN BERİ SENİ ÇOKKKK SEVİYORUZ

Hepsini şimdi yazmıyorum kuzu kulağım benşm ara ara sokuşturucam böyle uzun olmasın diye.

links

About This Blog

links

About This Blog

Blogger templates made by AllBlogTools.com

Back to TOP