18 Kasım 2008 Salı

Az önce oğluşumu uyuttum yaşasın! Aslında gecenin 12 si çok geç bile ama ne yapayım yaklaşık bir haftadan beri benim kuzumda bi haller vardı. kadar uykusu olsada bağırıp çağırıp yinede uyuak istemiyordu. Artık 1-2 kaçta uyumaya ikna edebilirsek :(

Ama güzel olan taraflarıda var bu değişimin mesela; artık babasıyla zaman geçirebiliyor evet ençok buna seviniyorum aslında. Hiç değilse bulaşıklarımızı hemen yemekten sonra yıkayabiliyorum ( Bu arada şu bulaşık makinasından nefret ediyorum, kirlileri yerleştirmesi güzelde birde boşaltmak olmasa offf bu beni öldürüyor. Bazen boşaltmadan içindekileri kullana kullana bitiriyorum)

Bu arada artık çok güzel konuşuyoruz Türkçeyi çözdük yani.

Örnek :

KOMACAN Kocaman oldu
KAMBİYON Kamyon
OPTODÜS Otobüs
vs.vs.vs.

Birde benim oğlum artık annesinin babasının işini, ev adreslerini söylyebiliyor. Adlar ve soyadlar çoookkktan öğrenilmişti.

Yanlız bugün öksürmeye başladı ne yapacağımı bilemiyorum galiba sabah doktora yolcuyuz. Kışın hergece çalıştırdığımız nem makinasını kullanmaya başlamamıştım ondanmı acaba. Şu kalorifer çok güzel şey de birde havayı kurutmasa :((

10 Kasım 2008 Pazartesi

Orda bir köy var uzakta.....

Nerden çıktı bilmiyorum ama köyümüzü anlatasım var. Tek katlı evleri, yemyeşil bahçeleriyle bir cennet sanki; Eskiden köyümüz şimdiki yerleşim yerinden 5-6 km daha yukarıdaydı. Demir madeni bulununca maden şirketi herkeze şimdiki yerleşim yerinden birer arsa ve malzeme verip köyü aldı. Şimdiki köyümüzde çok güzel ama benim hayal meyal hatırladığım kırmızı topraklı mis kokulu köyümüz daha güzeldi.

2 hafta önce hafta sonu düğün sebebiyle gittik , ben mert,annem,teyzem ve çocukları yani cümbür cemaat. Şansımızdan hava bayağı soğuktu ve benim merti mantar toplamaya götürme hayallerim suya düştü. o evde annemle birlikte kaldı. Biz çıktık yola......

Evde kalan oğlum bahçede çapa yaparken

Gerçi telefon çekimi olduğu için çok kötü amma yinede çok hoşuma gitti. Hep istediğim gibi adam gibi adam bir oğlum var. Her işten anlar mızmızlanmaz, kolay kolay ağlamaz ama çok merhametli ve sevecen. Gelinim çok şanslı olacak böyle devam ederse...

Hiç ilk defa yapıyor gibi görünmüyor. Sanki kırk yıllık çiftçi ( yirim ben şeniiii )


Aman ne gayret ne gayret

Toprağı inceleyen çılgın jeolog

Gelelim efendim eski köyümüzde mantar toplama maceramıza. İşte bu eski köyümüzün yolu miss gibi çam ve toprak kokan o güzel köy.
Tam şu sağda okul varmış çook eskilerde annem babam orda okumuşlar ilkokulu, ve babam taaa ozamanlardan sevmiş annemi.

İşte bütün köy böyle kıpkırmızıydı madenden dolayı. Köyde yıkılmayıp kalan yanlızca şu görünen ev...

Burası köyün göleti. Önceleri çok büyük ve daha aşağılardaydı ama sürekli suyu çektikleri için artık azaldı. Çokda kötü bir hikayesi var annemler daha çocukken bir arkadaşları bu gölette boğulmuş ve ancak bir ay sonra bulunabilmiş cesedi, işte okadar derin ve büyüktü zamanında. Çocukken hep ürkerek bakardım sanki o çocuğu görecekmişim gibi hissederdim.
İşte tam şu sol tarafta mantar aradık ama yanlız 1 kova toplayabildik oysaki kovamız dolduğunda ne yapacağımızı bile tartışmıştık yolda :(

Bu eski belkide 60-70 yıllık bir fırın

Bunlarda madenin lojmanları. Artık kullanılmıyor ama tesisin hemen üstünde olduğu için yıkılmamışlar.

İşte bu da gölete kuşbakışı.


İşte bu kaya parçasıda eski köyümüze ait bütün taşlar bu renk Mor-mavi-kırmızı-pembe karışımı. Hele bir tane bulmuştum küçükken güneşte göz alıcı şekilde parlıyordu. İşte böyle artık o köy yok aslında artık o komşuluklarda yok.

Pazar...

Pazar günü elektriklerimiz kesikti ve bir rivayete göre 5 den önce gelmeyecekti. Bizde öğle uykumuzdan önce sitemizin yanındaki parka gittik. Mert çok eğlendi.


Sallandı, kaydı, jimlastik (yapsit) yaptı. Eve zor soktuk sonra valla.

Bu da anne ve oğluşu

Daha sonra evimize geldik, yıkandık paklandık ve 2 de vurduk kafayı 4.30 da kalkmışız evet ailecek uyuduk .




Browni hımmm nefis....

Evet cumartesi misafirlerim geldi, ben daha önceki postta anlattığım üzere cuma gecesi browni tarifi avına çıktım ve süper bir tarif buldum.Ama malesef makinamı bulamadığım için foto yok :(

Browni

Sos:

2 bardak süt
2 dolu kaşık pudra şekeri (ben toz şeker kullandım)
2 dolu kaşık kakao
çikolata ( Kare çikolatanın yarısı yada hepsi)

Kek:

3 yumurta
2 bardak şeker
2 bardak un
3 kaşık kakao
1 bardak sıvı yağ
1 bardak süt
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya

Yapılışı:

E anlatacak bişey yok aslında keki kek gibi pişirdim 180 derecede borcam tepside, pişince kare kare kesip üzerine daha önceden hazırlayıp soğuttuğum sosu döktüm. Tepsinin üzerini soğuyunca folyoyla kapattım ve sabaha kadar buzdolabına attım.

Sonuç: Süper oldu daha önce hiç bu kadar güzelini yememişim. Hem çok hafif hem lezzetli.
Haaa bu arada kek ssıcak sos soğuk olacak

( Bloğun ismini bulamadığım için belirtemiyorum, ama arkadaşım süper bir tarif teşekkür ederim.)

Şimdide yeni uyguladığım bir poğaça tarifini sunayım izninle sevgili günlük


Süper nefis poğaça

Malzemeler:

1 subardağı süt
1 su bardağı ılık su
1 su bardağı sıvı yağ
2 pk. instant kuru maya
2 yumurta (sarılar üzerlerine)
5 tatlı kaşığı toz şeker
2 tatlı kaşığı tuz
ve un

yoğurduktan sonra kabarana kadar bekletiyoruz, daha sonra isteğe bağlı içine lor yada patates- kıyma harcını koyup pişiriyoruz. Ben şahsen bazılarını boş pişirip piştikten sonra kesip içine ince bir dilim peynir koydum.

Yorum: Hıııııımmmmm nefis ,süper,enfes v.s.



Neyse geçelim c.tsi akşamına

Oğlumun ve benim canım çok sıkıldı misafirlrimiz gittikten sonra babamıza bizi gezmeye götür diye tutturduk ama malesef şanssızlık gidemedik evde mısır çay akasya durağı keyfi yaptık. İştahımızı pazara sakladık.

7 Kasım 2008 Cuma

Bu gece uzun olacak besbelli.......

Mert'imi az önce uyuttum, bari hazır kocacım çamaşırlamızı asarken geçtim bilisayarın başına. Öncelikle efemm çok güzel ve hareketli bir akşam yaşadık yavruşumla. Yarın misafirlerimiz gelecek bu yzden şölee güzelce bi mutfağımızı temizledik, yeni aldığımız mutfak örtülerimizi serdik (yaklaşık 2 ay önce aldım ama kıyıpta bir açamadım dı) ,sonracıma buzdolabımızı temizledik hemide minik kuzumla, curcunayı düşünün artık. Pek eğlendi yani eğlendik. Oynadık, şarkılar söyledik,etrafı dağıttık. Haaa bu arada yanlızdık bu akşam biz babamız maça gitmişti.

Off aslında çok canım sıkkın ofiste işler boyumu geçti boğuluyorum bir taraftanda evimizin dibine geçen yıl bir bina yaptılar 4 katlı , bizde 4. katta oturuyoruz ve mutfaklarımız çokkk yakın hani elimizi uzatsak ... o kadar yanii. Ama oturan yoktu taaaki düne kadar evet birileri taşınıyor , çok sinir oldum yaaa görünce. Offf yazın artık dip dibe balkonlarda kahve muhabbeti yaparız, öncki yazlar ne güzeldi ışığı kapatıp uzanıyorduk bile. Amaaan ne yapalım iyi insanlara benziyorlar belkide iyi olur onlarında küçük bebekleri var hayırlısı olsun artık .

Neysem şimdiki asıl sorunum aslında yarınki misafirlerime ne yapıcam.. Öfff aklımada bişey gelmiyoki , browni mi yapsam acaba tatlı olarak :( aslında ne yaparsam yapayım hemen 2 çşitini bu gece yapmalıyım... Aneyy saatte şu an itibariyle 00.00 Hadi günlükcüm kaçtım ben, bi gireyim şu pembiş mutfağıma bakiim ilham gelecek mi? Haydinn iyi geceler.

24 Ekim 2008 Cuma

İmdattttttt

Offf ya offf galiba oğlumun 1 dişi çürüdü yaaa çok üzülüyorum. 3 günden beri geceleri uyuyamıyor ve dişinin acıdığını söylüyor bu çürümelerin önüne nasıl geçicem ben ya oysaki kesinlikle çocuğumun dişlerinin çürümesine izin vermiycektim hani ne oldu şimdi. Dişleri bana mı çekecek yoksa hep sorunlu fırçalasada çürümek için yer arayan türden. Dişlerinide fırçalamıyoki edepsiz ne yaparsam yapayım olmuyor işte lütfen biri beni kurtarsın.....

......

Hafta sonu dayımız bizde kalmıştı ve hep beraber alışveriş merkezine gittik. Mert yürüyen merdivenlere bayılıyor ve artık hiç yardım almadan kendi inip kendi binebiliyor. Tabiiki biz arkasında yardıma hazır bekliyoruz.
Bütün jetonlu oyuncakların hepsine tek tek bindi ama çalışmadan. Çalıştırılmasını istemiyor korkuyomu ne.


Babasıyla maç bile yaptılar....

Evet sonra korkulan mekan göründü oyuncakçı, ama korktuğumuz kadar olmadı bu kez sadece bir tane istedi.

Ama yanlız hala başka seçenekleride gözlemliyoruz.

Ve en sonunda vitrinde gördüğümüz motorda karar kıldı bizim küçük prens...


Ve mutlu son....

İşte aldığımız oyuncak motor. Sarı renkli bilmem kaç tane parçalanan motordan sonra oyuncak sepetimize 1 sarı motor daha ekleniyor. Ömrü kaç gün yada saattir bilmiyorum yani bakicez. Aslında kesinlikle oyuncak almamaktı kararımız ama o kadar yalvardı ki aldık işte sonunda yine o kazandı :p Ama galiba bu kez gözü korktu oyuncak alınanlı 5 gün oluyor hala sağlam :D


Sonra bişeyler yemeye karar verdik. Bu benim oğlumla her zaman çok zor olmuştur ama göze aldık. Kendi mama sandalyesine hiç bir zaman 1 evet yanlızca 1 dakikadan fazla oturmayan oğlum orda mama sandalyesinde yemek istedi ee kırmadık tabi oturtduk.

Sonrada pizza ve patates kızartmalarını götürdük.

Ne kadar hamileyken asla oğluma kızartma v.s. gibi şeyler yedirmeyeceğim dediysemde malesef hayatın gerçekleri acımasız işte :((( Yemek yemeyen çocuğunuz varsa aman doysun bişeyler yesinde patates kızartması yesin bile diyebiliyosunuz.
Günün özlü sözü; ASLA ASLA DEME.

links

About This Blog

links

About This Blog

Blogger templates made by AllBlogTools.com

Back to TOP